Neydi o yeller ile Uçup giden ellerimizden Oysa nasıl da sıkı, kenetliydi avuçlarımız Gelecek miydi umut muydu o Öylece bıraktık bir sokak aralığında Dönüp giderken arkamızı Ayrılığın ağırlıydı yüreklerimizdeki Ve ıslaktı gözlerimiz…. Yağmurdan olacak Çaresiz bir sefil yalnızlıkta bıraktık
yüreklerimizi Süngülenmiş, postallar altında paramparça Bir gün karşılaştığımızda bir sokak aralığında -Karşılaşırsak eğer- Gözlerinde umudu arayacağım Benim gözlerimde – ararsan eğer- Kavgayı bulacaksın Şimdi tan yeri ışıyor bak Karanlığına alışmışken gözlerimiz gecenin Biz yine sessiz savaşçılarız karanlıklarda Sysphe'nin kayasını omuzladık bak yine, Yuvarlandığı yerden, bir tanrı ölmezliğiyle Sevin Sysphe sevin, Bitecek cezan Tepetaklak yuvarlanmayacak kayan bundan böyle Duracak öylece Olymphos'un tam tepesinde Tanrılar değil artık dünyayı yöneten Prometheus'un ateşiyle kıvılcımlandığından beri yüreklerimiz Ama bir kez daha yuvarlandı kaya Sysphe bir kez daha Tanrılar öyle istedi diye değil Çünkü bir sefil yalnızlıkta bıraktık yüreklerimizi Umudu bırakmıştık ve sevdayı İnceden bir yağmurla ıslanmıştı gözlerimiz Bir sokak aralığında Bak tan yeri ışıyor şimdi Bulacağız bırakıp gittiğimiz ne varsa Bulacağız koyduğumuz yerde - Bir sokak aralığında- Bir bebek doğdu orda Umudun çağrısıydı ilk çığlığı İşte bekçisi koyup gittiklerimizin İnançlı kocaman gözlerini bırakmıştık orda Bir de yüreğimi - Sıkılı bir yumruk var şimdi yerinde- Haykırılmamış sevdalar da orda Yarım kalmış bütün işler de Omuz ver bebek omuz ver Sysphe'nin kayasına Tepeye varmalı kaya Yarım kalmamalı sabahlar Geceler ayrılıksa Kavuşamamaktır yarım kalmış sabahlar Boran Çiçekli Ankara 1983
|