Kötü yeller savruluyor başımızdan nicedir Mendil yerine sallıyorlar beyaz ellerini ölüler İşte bu kapkara gecelerden ak-pak
çıkmışlık Bu acıkmışlık Bu özlem insanlara. Bak bunlar bizim çocuklar bilmeyip eskittiğimiz. Bunlar içimizdeki doymazlıklar ondan
ötürü Bu, büyüyen kinlere açıldığımız sabahlara Bu, okkalı küfürler savurup
tükürdüğümüz . Bu, bir kez yüreciğimizi açmışlığımız Tutup bir parçasını vermişliğimiz üstüne üstlük. Şimdi bir deli sokağında Ankara'ların Deli dolu arandığımız güpegündüz O takma bakışlarla.şaşkın gözlerimizde Bir ince yağmurla birlik gidişimiz yeniden. Bunlar daha dünkü saçların upuzun iki örgülü Bunlar-kocaman ağlardı gecelerde-çocuk gözlerin Yarınlar umduğumuz ışıklı büyük Ölümüne inandığımız bembeyaz sevdiğimiz Bunlar bir sisli ortamda bıraktığımız yaşantılar Bunlar gittikçe büyüyen ışıklar -yeniden getiremez- Uzak Mersinler uzak Nejatlar Muallâlar . Sonra yeniden yarınlar kurduğumuz Yeniden büyüdüğümüz gecelerde Bunlar nasıl bırakmıştık kendimizi,
nerde ne gün tümden unuttuğumuz Ne derin sevdiğimiz gözlerini o deniz gecesinde , Nasıl dikey gittiği sulara vapurumuz Bir yanıp bir söndüğü karanlıkta
sigaraların Öl denende hilâfsız öldüğümüz gözümün bebeği | ... Sonra bir gece yarısı terkettiğimiz evleri sokakları Tüm değerleri bir kalemde geçtiğimiz Cebimizde kimliğimiz içimizde bıçak sevgiler Bu kendi başına gittiğimiz Dağ başlarında gecelediğimiz ateşler yakıp ısındığımız Otlardan yatak dikenlerden yatak yaptığımız Sonra kenetlenip yattığımız sabahlara kadar Bir deniz gecesi başladığı yeniden -aylar sonra- Saçlarımızdan denizler damladığı, üşüdüğümüz Bunlar gemilere el salladığımız Hayasız türküler söylediğimiz kaptanlara Tayfalara tütün ve çıplak resimler verdiğimiz . Bunlar adımızın duvarlara asıldığı, tellâllar bağırdığı Duyduğumuz aldırmayıp geçtiğimiz . Uzak şehirlerde bizi bilmedikleri Bunlar bir mağara gecesinde silâh sesleri Delik deşik olduğumuz baştan-ayağa Bu candarmaların ardımıza düştüğü –tutulduğumuz- Bunlar hınçla parlayan gözler -bırakıp gittiklerimiz- Günde beş öğün öldüklerimiz sonra Tutunacak bir dal aradığımız bütün gücümüzle sarmağa Kurtarmak istediğimiz gözlerimizi bu ipsiz yaşantıdan Kendimizden sıyrılıp, sonra dönüp bulduğumuz kendimizi yeniden Yenilemek istediğimiz eskidikçe Bunlar ne seni bulduğumuz koduğumuz sokakta Ne kendimizi -gitti giden- Bu bir kalın çizgi orta yerde ötesi yasak Bu en tedirgin noktasında bölündüğü düşlerimizin O ağır o Allahsız gecelerin ardında Uzak senleri düşündüğümüz |